Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim Çocuk Giyim
Çocuk Giyim

Çocuklarda işitme kayıpları

Çocuklarda işitme kayıpları dış kulak ya da orta kulak kaynaklıysa ilaç veya cerrahi yöntemler ile işitme kaybı tedavi edilebilir. Ancak iç kulakta kalıcı bir işitme kaybı söz konusuysa işitme tipine ve derecesine uygun bir işitmez cihazı uygulanabilir.

İleri ya da çok ileri derece bir işitme kaybı söz konusuysa koklear implant ya da biyonik kulak denilen cihazlar ameliyat yardımıyla kullanılabilir. Koklear implant, bir tür işitme cihazıdır, fakat diğerlerinden farklı olarak direk olarak işitme sinirini uyararak çok daha kaliteli ve yükse bir ses elde edilmesini sağlar.

Koklear implantla çok ileri derecedeki işitme kayıplarında normal konuşma dil gelişiminin sağlanmasına yardımcı olur. Eğer çocuk, yenidoğan işitme taramasından geçtiyse ve bir risk faktörü yoksa o zaman rutin olarak işitme testi yapılmasına gerek yoktur.

Ancak ilk üç yaş işitme ve konuşma gelişimi açısından kritik bir dönem olarak kabul edilir. Ailelerin çocukların işitme ve konuşma  gelişimini yakından takip etmeleri ve bir gecikme ya da sorun sezdiklerinde doktora başvurmaları önerilmektedir. Eğer risk faktörü varsa yıllık yapılan odyolojik kontrollerle çocuğun kontrol altında tutulması gereklidir.

Nedenleri

Genellikle doğumsal işitme kayıpları genetik geçişli olabiliyor, bu durum iç kulağın gelişmemesi, salyangoz denilen bölümün az gelişmesi veya hiç gelişmemesi ve santral sinir merkezine bağlı olarak değişebiliyor.

Bebeklerde yaşanan işitme kayıpları yine dış kulak, iç kulak, orta kulak ya da santral sinir sistemiyle ilgili olabilir. Dış kulak ve orta kulak problemleri tedavi edilebilir işitme kayıpları arasında yer alır. İç kulak ve santral işitme merkezlerinde olan işitme kayıplarının genellikle geri dönüşü yoktur.Çocuklarda işitme kaybı, yine bebeklik döneminde olduğu gibi dış kulak, orta kulak, iç kulak ve santral sinir sistemine bağlı olarak gelişebilir. Özellikle menenjitli çocuklarda, hastalık hayati risk taşıdığı için genellikle kulak kontrolleri atlanabiliyor. Bu durumda menenjite bağlı olarak iç kulak sıvısı iki ay ile bir sene içerisinde kemikleşerek işitme kaybına neden olabiliyor.  Bu durumda doktorun çocuğu kontrol ederken kulak yollarını da belirli aralıklarla kontrol etmesi gerekiyor.

Çocuklarda işitme kayıplarına neden olan bazı faktörler ise;

  • Genetik faktörler  
  • Prematüre doğum     
  • Kraniyofasiyal anomaliler denilen baş  ve yüz bölgesindeki yapısal anomaliler
  • Kan uyuşmazlığına bağlı gelişen sarılık 
  • Geçirilen ateşli hastalıklar
  • Menenjit 
  • Kafa travması
  • Ototoksik ilaçların kullanımı
  • Annenin gebelik döneminde geçirdiği ateşli hastalıklar işitme kaybına neden olabilir.

Belirtiler

Bebeklerde işitme kaybının ilk belirtisi bebeğin sese tepki vermemesi veya tutarsız tepkiler vermesidir. İlk üç ay içinde ani bir ses duyduğunda sıçraması veya yüksek sese karşı hassas olup uyanması ya da ağlaması beklenir.  Altıncı ay itibariyle ses kaynağına doğru bebeğin o yöne başını çevirerek bakması veya tepki vermesi beklenir.

Bir yaşa yaklaşıldığında bebeklerin bir veya iki kelimelik “buraya gel, otur, kalk” gibi kolay komutları algılanması beklenir. Bu gelişim aşamalarında herhangi bir problem ya da farklılık hissedilirse mutlaka bir işitme testi yapılmalıdır.

Çocuklar duyduğunu taklit ederek öğrenir bu yüzden duyması çok önemlidir. Eğer seslere tepki vermiyor, başını çevirmiyorsa çocuğunuzu mutlaka işitme sorunuyla ilgili bir doktora götürmelisiniz. Çocuklarda yaşanan işitme kayıplarının bazı belirtileri;

  • Söylenen şeylere tepki vermiyorsa
  • İnsan sesi veya diğer yabancı seslerin nereden geldiğini algılayamıyorsa
  • Yaşıtlarından geç konuşuyor veya hiç konuşamıyorsa
  • Kelimeleri söylerken duraksıyorsa
  • Birden fazla sesi ayırt etmekte güçlük çekiyorsa işitme sorunu yaşıyor olabilir.

Tanı Yöntemleri

Özellikle prematüre doğum işitsel açıdan risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sadece işitme ve tarama testinin yapılması yeterli değildir. Bebek, yenidoğan ünitesinden taburcu olduktan sonra hem otoakustik emisyon denilen iç kulak testi, hem de ABR ya da BERA testi denilen ve ileri bir odyolojik tetkik olan beyin sapı davranım testi ile ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Çocuklarda yapılan davranışsal işitme testlerinde ise, çocuğa hafif sesler dinletilerek tepkileri ölçülür. Bu testler çocuklar tarafından bir oyun olarak algılanırken, doktor çocuğun reaksiyonlarından işitme sorunları olup olmadığına dair bilgi sahibi olabilir.

Yine çocuklarda kullanılan iki farklı test daha bulunmaktadır. Bunlar oto akustik emisyonlar (OAEs) ve timpanometre  (akustik immitans) testidir. Oto akustik emisyon testinde, kulağa hoparlör yoluyla ses gönderilir ve salyangoza yerleştirilen seslerde bir mikrofon yardımıyla kayıt edilir.  Böylece salyangozun işleyiş biçimiyle ilgili doktora önemli bilgiler öğrenmesini sağlar.

Kulak zarı ve orta kulağın ne kadar çalıştığının bilgisini veren timpanometre  (akustik immitans) testinde ise, kulağa hafif bir hava verilerek kulak içindeki değişimler gözlemlenir.

Tedavi Yöntemleri

Bebeklerde işitme kaybı dış kulakta kir birikmesi veya orta kulakta sıvı birikmesi gibi nedenlere bağlı olarak da gelişebilir. Bu sebeplere bağlı gelişen işitme kayıpları doktorun önerdiği ilaçlarla tedavi edilebilir.  Fakat iç kulak tipi kalıcı bir işitme kaybı saptandıysa mutlaka en kısa zamanda işitme cihazı kullanımına geçmek gerekir.

Bebeklerde üçüncü aydan önce işitme kaybı tanısının kesin olarak konulması ve altıncı aydan önce bebeğe cihaz takılıp hem işitsel hem de sözel eğitime başlanması bebeğin zihinsel gelişimi için önemlidir. Eğer, çok ileri derecede bir işitme kaybı söz konusuysa bir yaş civarında bebek için koklear implant veya biyonik kulak açısından değerlendirmeler yapılabilir.Koklear implant, bir tür işitme cihazıdır ancak cerrahi olarak kulak içine yerleştirilen iç parçaları bulunur. Bu şekildeki çok ileri derecede işitme kaybı yaşayan çocuklara koklear implant tedavisi yapılarak, normal dil ve konuşma gelişimi sağlanır. Çocuk, böylece kendi yaşıtlarıyla normal okullarda eğitim görebilir.

Lütfen ,, Yazıyı paylaşın !
error

Platformumuzu Beğendiyseniz, Lütfen Paylaşın!!!